athlete
//ˈæθliːt//
Çeviri
atlet
Tanım
Atlet, düzenli olarak spor yapan, fiziksel performansını geliştirmek için antrenman yapan ve genellikle yarışmalara katılan kişidir. Bu kelime, profesyonel veya amatör düzeyde sporla uğraşan herkesi kapsar; koşu, yüzme, takım sporları gibi çeşitli branşlardaki sporcular için kullanılabilir. Atletler, genellikle dayanıklılık, hız, güç ve çeviklik gibi fiziksel özellikleriyle öne çıkar. Günlük kullanımda, bir kişinin atletik yapısını veya sporcu kimliğini vurgulamak için de bu terim tercih edilir.
Örnek
“The athlete trained every morning to prepare for the marathon.”
Atlet, maratona hazırlanmak için her sabah antrenman yaptı.
“She became a professional athlete after winning several national competitions.”
Birkaç ulusal yarışma kazandıktan sonra profesyonel bir atlet oldu.
“Many athletes follow a strict diet to maintain their performance.”
Birçok atlet, performanslarını korumak için sıkı bir diyet uygular.
“The young athlete broke the school record in the 100-meter dash.”
Genç atlet, 100 metre koşusunda okul rekorunu kırdı.
“As an athlete, he values discipline and teamwork above all.”
Bir atlet olarak, disipline ve takım çalışmasına her şeyden çok değer verir.
“The athlete's dedication inspired many children in the community.”
Atletin özverisi, toplumdaki birçok çocuğa ilham verdi.
“Injuries are a common challenge that every athlete must face.”
Sakatlıklar, her atletin yüzleşmesi gereken yaygın bir zorluktur.
“The Olympic athlete received a gold medal for her outstanding performance.”
Olimpiyat atleti, üstün performansıyla altın madalya aldı.
“A good athlete knows how to balance training with rest.”
İyi bir atlet, antrenmanı dinlenmeyle nasıl dengeleyeceğini bilir.
“The athlete's speed and agility made him a star player on the team.”
Atletin hızı ve çevikliği, onu takımın yıldız oyuncusu yaptı.
Eş anlamlılar