asleep
//əˈsliːp//
Çeviri
uyuyan, uykuda
Tanım
Asleep, bir kişinin veya hayvanın uyku halinde olduğunu, yani bilincinin kapalı olduğu ve çevresinde olup bitenlerin farkında olmadığı bir durumu ifade eden bir sıfattır. Genellikle 'uyumak' fiilinin durum bildiren hali olarak kullanılır ve bir eylemin sonucu olarak ortaya çıkan sürekli bir durumu tanımlar. Örneğin, birinin yatakta gözleri kapalı ve hareketsiz olması 'asleep' olarak nitelendirilir. Bu kelime, günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve genellikle 'fall asleep' (uykuya dalmak) veya 'be asleep' (uyuyor olmak) gibi ifadelerle birlikte görülür.
Örnek
“The baby is asleep in her crib.”
Bebek beşiğinde uyuyor.
“I fell asleep during the movie because I was so tired.”
Film sırasında uyuyakaldım çünkü çok yorgundum.
“He was already asleep when I got home.”
Ben eve geldiğimde o çoktan uyuyordu.
“She pretended to be asleep so she wouldn't have to talk.”
Konuşmak zorunda kalmamak için uyuyormuş gibi yaptı.
“The cat is fast asleep on the sofa.”
Kedi kanepede mışıl mışıl uyuyor.
“Don't make noise; the children are asleep.”
Gürültü yapma; çocuklar uyuyor.
“I couldn't fall asleep because of the loud music.”
Yüksek sesli müzik yüzünden uyuyamadım.
“He was so exhausted that he fell asleep instantly.”
O kadar bitkindi ki anında uyuyakaldı.
“The guard was found asleep at his post.”
Görevli, nöbet yerinde uyurken bulundu.
“She is still asleep, so let's wait a bit before waking her.”
Hâlâ uyuyor, o yüzden onu uyandırmadan önce biraz bekleyelim.
Eş anlamlılar