once
//wʌns//
Çeviri
bir kez, bir kere, eskiden
Tanım
Once, bir eylemin geçmişte belirli bir zamanda veya bir defaya mahsus gerçekleştiğini ifade eden bir İngilizce kelimedir. Genellikle 'bir kez' veya 'bir kere' anlamında kullanılır. Ayrıca 'eskiden', 'bir zamanlar' anlamında da geçmiş alışkanlıkları veya durumları belirtmek için kullanılır. Örneğin, 'I once lived in Paris' cümlesi 'Bir zamanlar Paris'te yaşadım' anlamına gelir. Bu kelime, geçmişteki tek bir olayı veya durumu vurgulamak için sıkça tercih edilir. Günlük konuşmalarda ve yazılı metinlerde yaygın olarak kullanılan bu kelime, özellikle anıları veya deneyimleri anlatırken işlevseldir. 'Once' aynı zamanda 'bir kere' anlamında koşul cümlelerinde de kullanılabilir, ancak burada en yaygın anlamı olan geçmiş zaman vurgusu ele alınmıştır.
Örnek
“I once met a famous actor in a coffee shop.”
Bir kere bir kafede ünlü bir aktörle tanıştım.
“She once climbed Mount Everest without any help.”
Bir zamanlar hiçbir yardım almadan Everest Dağı'na tırmandı.
“We once had a dog that could do tricks.”
Eskiden numaralar yapabilen bir köpeğimiz vardı.
“He once told me a secret that changed my life.”
Bir keresinde bana hayatımı değiştiren bir sır söyledi.
“They once lived in a small village near the sea.”
Bir zamanlar denize yakın küçük bir köyde yaşadılar.
“I once tried to learn Spanish, but I gave up.”
Bir kez İspanyolca öğrenmeyi denedim ama vazgeçtim.
“She once visited Japan during the cherry blossom season.”
Bir keresinde kiraz çiçeği mevsiminde Japonya'yı ziyaret etti.
“He once owned a vintage car that was worth a fortune.”
Eskiden bir servet değerinde bir antika arabası vardı.
“We once saw a shooting star together in the desert.”
Bir kere çölde birlikte bir kayan yıldız gördük.
“I once believed that everything would be easy.”
Bir zamanlar her şeyin kolay olacağına inanırdım.
Eş anlamlılar