Çeviri
gözlük
Tanım
Gözlük, görme kusurlarını düzeltmek veya gözleri korumak için kullanılan, iki cam ve bir çerçeveden oluşan bir araçtır. Genellikle miyop, hipermetrop, astigmat gibi rahatsızlıkları olan kişiler tarafından takılır. Günlük hayatta yaygın olarak kullanılan bu nesne, aynı zamanda güneş ışınlarından korunmak için de tercih edilir. Gözlük, hem işlevsel hem de moda aksesuarı olarak önemli bir yere sahiptir.
Örnek
“She put on her glasses to read the small print.”
Küçük puntoları okumak için gözlüğünü taktı.
“I need to clean my glasses because they are dirty.”
Gözlüğümü temizlemem gerekiyor çünkü kirli.
“He forgot his glasses at home and couldn't see the board.”
Gözlüğünü evde unuttu ve tahtayı göremedi.
“These glasses are very expensive, so handle them with care.”
Bu gözlük çok pahalı, bu yüzden dikkatli kullan.
“My grandmother wears glasses all the time.”
Büyükannem her zaman gözlük takar.
“He bought new glasses with a blue frame.”
Mavi çerçeveli yeni bir gözlük aldı.
“The doctor prescribed glasses for her reading difficulties.”
Doktor, okuma zorlukları için ona gözlük yazdı.
“I can't find my glasses anywhere; have you seen them?”
Gözlüğümü hiçbir yerde bulamıyorum; onları gördün mü?
“She pushed her glasses up her nose and continued working.”
Gözlüğünü burnuna doğru itti ve çalışmaya devam etti.
“Without his glasses, he is almost blind.”
Gözlüğü olmadan neredeyse kör gibidir.
Eş anlamlılar