Çeviri
ekmek
Tanım
Bread, un, su, tuz ve genellikle maya ile yapılan, fırında pişirilerek hazırlanan temel bir gıda maddesidir. Kahvaltıda, sandviçlerde, çorbaların yanında veya bağımsız bir öğün olarak tüketilir. Dünya genelinde birçok farklı çeşidi (beyaz ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği vb.) bulunan ekmek, günlük beslenmenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Gündelik dilde 'ekmek' aynı zamanda geçim kaynağı veya rızık anlamında da mecazi olarak kullanılabilir, ancak burada temel anlamı olan yiyecek maddesi ele alınmıştır.
Örnek
“I bought a loaf of bread from the bakery this morning.”
Bu sabah fırından bir somun ekmek aldım.
“She toasted two slices of bread for breakfast.”
Kahvaltı için iki dilim ekmeği kızarttı.
“Fresh bread smells wonderful when it comes out of the oven.”
Taze ekmek fırından çıktığında harika kokar.
“Can you please pass me the bread basket?”
Lütfen ekmek sepetini bana uzatır mısın?
“This bread is a bit stale; we should use it for croutons.”
Bu ekmek biraz bayat; kruton yapmak için kullanmalıyız.
“He makes his own sourdough bread every weekend.”
Her hafta sonu kendi ekşi mayalı ekmeğini yapar.
“We need to buy more bread for the picnic tomorrow.”
Yarınki piknik için daha fazla ekmek almamız gerekiyor.
“The bread knife is sharp enough to cut through the crust easily.”
Ekmek bıçağı, kabuğu kolayca kesebilecek kadar keskindir.
“In many cultures, bread is a symbol of hospitality.”
Birçok kültürde ekmek, misafirperverliğin sembolüdür.
“She dipped her bread in olive oil and balsamic vinegar.”
Ekmeğini zeytinyağı ve balzamik sirkesine batırdı.
Eş anlamlılar