Çeviri
fasulye
Tanım
Bean, genellikle baklagiller familyasına ait, tohumları yemek olarak tüketilen bir bitki türüdür. En yaygın çeşitleri arasında kuru fasulye, yeşil fasulye ve barbunya bulunur. Protein ve lif açısından zengin olan fasulye, dünya mutfaklarında çorba, salata, yahni gibi birçok yemekte kullanılır. Taze veya kuru halde satılabilir; konserve versiyonları da yaygındır. Günlük dilde 'bean' bazen kahve çekirdeği (coffee bean) veya kakao çekirdeği gibi benzer tohumlar için de kullanılır, ancak burada temel anlamı olan yenilebilir baklagil tohumu ele alınmıştır.
Örnek
“I cooked a pot of beans for dinner.”
Akşam yemeği için bir tencere fasulye pişirdim.
“She added black beans to the salad for extra protein.”
Salataya ekstra protein için siyah fasulye ekledi.
“My grandmother used to grow green beans in her garden.”
Büyükannem bahçesinde yeşil fasulye yetiştirirdi.
“Beans are a staple food in many Latin American countries.”
Fasulye, birçok Latin Amerika ülkesinde temel bir besindir.
“He forgot to soak the beans overnight, so they took longer to cook.”
Fasulyeleri bir gece önceden ıslatmayı unuttu, bu yüzden pişmeleri daha uzun sürdü.
“This recipe calls for kidney beans and chickpeas.”
Bu tarifte kuru fasulye ve nohut gerekiyor.
“I love refried beans with tortilla chips.”
Mısır cipsiyle ezilmiş fasulyeyi severim.
“The children helped shell the fresh beans from the pods.”
Çocuklar taze fasulyeleri kabuklarından ayırmaya yardım etti.
“A diet rich in beans can improve heart health.”
Fasulye açısından zengin bir diyet kalp sağlığını iyileştirebilir.
“He spilled a bag of beans all over the kitchen floor.”
Bir torba fasulyeyi mutfak zeminine döktü.
Eş anlamlılar