validate
//ˈvælɪdeɪt//
Çeviri
doğrulamak
Tanım
Bir şeyin doğru, geçerli veya kabul edilebilir olduğunu resmi olarak kontrol etmek veya onaylamak anlamına gelir. Genellikle veri, belge, işlem veya iddiaların doğruluğunu teyit etmek için kullanılır. Bilgisayar bilimlerinde kullanıcı girişlerinin geçerliliğini kontrol etmekten, hukukta bir sözleşmenin onaylanmasına kadar geniş bir kullanım alanı vardır. Bu kelime, bir şeyin güvenilirliğini sağlamak için yapılan sistematik bir kontrol sürecini ifade eder.
Örnek
“Please validate your email address by clicking the link we sent.”
Lütfen gönderdiğimiz bağlantıya tıklayarak e-posta adresinizi doğrulayın.
“The scientist needed to validate the experiment results with additional tests.”
Bilim insanı, deney sonuçlarını ek testlerle doğrulamak zorundaydı.
“You must validate your parking ticket at the machine before leaving.”
Ayrılmadan önce park biletinizi makinede doğrulatmalısınız.
“The software will validate the input data to prevent errors.”
Yazılım, hataları önlemek için giriş verilerini doğrulayacak.
“We need to validate the customer's identity before processing the refund.”
İade işlemini gerçekleştirmeden önce müşterinin kimliğini doğrulamamız gerekiyor.
“The court will validate the will after the hearing.”
Mahkeme, duruşmadan sonra vasiyeti onaylayacak.
“Can you validate the theory with real-world examples?”
Teoriyi gerçek dünya örnekleriyle doğrulayabilir misiniz?
“The teacher asked us to validate our sources for the research paper.”
Öğretmen, araştırma makalesi için kaynaklarımızı doğrulamamızı istedi.
“The system automatically validates the format of the phone number.”
Sistem, telefon numarasının biçimini otomatik olarak doğrular.
“They hired an expert to validate the authenticity of the painting.”
Tablonun orijinalliğini doğrulaması için bir uzman tuttular.
Eş anlamlılar