surplus

//ˈsɜːrpləs//

İsimler
C1

Çeviri

fazla, artık, fazlalık

Tanım

Surplus, ihtiyaç duyulan veya beklenen miktarın üzerinde kalan fazla miktardaki mal, para veya kaynağı ifade eder. Genellikle ekonomide, bütçede veya stok yönetiminde kullanılır; bir şeyin gereğinden fazla olduğu durumları tanımlar. Örneğin, bir şirketin yıl sonunda giderlerinden daha fazla gelir elde etmesi 'bütçe fazlası' olarak adlandırılır. Aynı şekilde, bir depoda satılmayı bekleyen ürünlerin çokluğu da 'stok fazlası' olarak geçer. Bu kelime, genellikle olumlu bir durumu (kaynak bolluğu) belirtse de, bağlama göre israf veya verimsizlik anlamı da taşıyabilir. Günlük dilde 'fazlalık' veya 'artık' olarak çevrilebilir ve resmi yazışmalarda sıkça kullanılır.

Örnek

  • The company reported a budget surplus for the third quarter.

    Şirket, üçüncü çeyrek için bütçe fazlası bildirdi.

  • Farmers often sell their surplus crops at the local market.

    Çiftçiler genellikle fazla mahsullerini yerel pazarda satarlar.

  • After the party, there was a surplus of food that we donated to charity.

    Partiden sonra, hayır kurumuna bağışladığımız fazla yiyecek vardı.

  • The government used the trade surplus to invest in infrastructure.

    Hükümet, ticaret fazlasını altyapıya yatırım yapmak için kullandı.

  • We have a surplus of office supplies, so we don't need to order more.

    Fazla ofis malzememiz var, bu yüzden daha fazla sipariş vermemize gerek yok.

  • The surplus energy from the solar panels is stored in batteries.

    Güneş panellerinden gelen fazla enerji bataryalarda depolanır.

  • During the war, the country had a surplus of military equipment.

    Savaş sırasında, ülkenin fazla askeri teçhizatı vardı.

  • The school's surplus funds were used to renovate the library.

    Okulun fazla fonları kütüphaneyi yenilemek için kullanıldı.

  • He donated his surplus clothing to the homeless shelter.

    Fazla kıyafetlerini evsizler barınağına bağışladı.

  • A surplus of applicants made the selection process very competitive.

    Fazla sayıda başvuru sahibi, seçim sürecini çok rekabetçi hale getirdi.

Eş anlamlılar

fazlalık
artık
bolluk
fazla miktar
yedek

İlgili kelimeler

grace

ek süre, izin süresi

İsimler

Grace, bir borcun ödenmesi, bir sözleşmenin yerine getirilmesi veya bir yükümlülüğün tamamlanması için tanınan ek süre veya izin süresidir. Bu terim genellikle finansal bağlamlarda, örneğin kredi kart…

hedge

korunma, riskten korunma

İsimler

Finansal bağlamda hedge, bir yatırımın değer kaybına karşı korunmak amacıyla ters yönde pozisyon alarak riski azaltma stratejisidir. Bu yöntem, portföy yöneticileri ve yatırımcılar tarafından döviz ku…

instance

örnek olay, vaka

İsimler

Instance, bir durumun veya olayın belirli bir örneğini ifade eden bir isimdir. Genellikle soyut kavramların somut bir tezahürünü veya belirli bir bağlamda meydana gelen bir olayı tanımlamak için kulla…

lump

birleştirmek, toplamak

Fiiller

Lump fiili, bu bağlamda birbirine benzeyen veya aynı kategorideki şeyleri tek bir grup, kategori veya bütün halinde birleştirmek anlamına gelir. Genellikle farklılıkları göz ardı ederek veya ayrıntıla…

minister

papaz (Protestan)

İsimler

Minister, özellikle Protestan mezheplerinde kilise hizmeti veren, dini törenleri yöneten ve cemaate rehberlik eden din adamıdır. Katolik ve Ortodoks geleneklerindeki 'rahip' veya 'peder' terimlerinden…

nanny

büyükanne (gayriresmi)

İsimler

Nanny kelimesi İngilizcede, özellikle çocuklar tarafından kullanılan gayriresmi bir ifade olarak 'büyükanne' anlamına gelir. Bu kullanım genellikle aile içinde, sevgi ve yakınlık belirtmek için tercih…

navy

lacivert

İsimler

Navy, İngilizcede koyu mavi bir renk tonunu ifade eder. Genellikle siyaha yakın, derin ve zengin bir mavi olarak tanımlanır. Bu renk, resmiyet ve şıklığı simgeler; iş kıyafetlerinden üniformalara, dek…

nut

meraklı, deli (spor/hobi tutkunu)

İsimler

İngilizce'de 'nut' kelimesi, argo kullanımda bir spora, hobiye veya belirli bir ilgi alanına aşırı derecede tutkun, hatta takıntılı olan kişiyi tanımlar. Genellikle günlük konuşma dilinde, bir konuda…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, onaylamamak veya bir durumu kabul etmemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya günlük konuşmalarda, bir kişinin bir fikre, plana veya eyleme karşı olduğunu…

original

orijinal

İsimler

Original kelimesi, bir şeyin ilk ve en eski hali, kökeni veya başlangıç noktası anlamında kullanılan bir isimdir. Bu kullanımda, bir kopya veya taklidin karşıtı olarak, bir sanat eserinin, belgenin ve…