offset

//ˈɒfset//

Fiiller
C1

Çeviri

ofset, dengeleme, mahsup

Tanım

Offset kelimesi, bir şeyin başka bir şeye göre konumunu, dengesini veya etkisini ayarlamak veya telafi etmek anlamında kullanılır. En yaygın kullanımı, bir olumsuzluğu veya farkı başka bir şeyle dengelemektir. Örneğin, bir şirketin zararını başka bir kârla offset etmesi veya bir yazıcıda sayfanın kenarından belirli bir mesafe bırakılması gibi. Bu kelime teknik, finansal ve günlük bağlamlarda sıkça geçer. Ayrıca, bir şeyin başlangıç noktasından sapması veya kayması anlamında da kullanılabilir. Öğrenciler için bu kelime, özellikle iş ve teknoloji alanında önemlidir.

Örnek

  • The company used the profits from the new product to offset the losses from the old one.

    Şirket, yeni üründen elde ettiği kârı, eski üründen gelen zararları dengelemek için kullandı.

  • You need to offset the image slightly to the right to center it on the page.

    Görseli sayfada ortalamak için hafifçe sağa kaydırmanız gerekiyor.

  • Her hard work offset her lack of experience in the job interview.

    Sıkı çalışması, iş görüşmesindeki deneyim eksikliğini telafi etti.

  • The carbon emissions from the factory were offset by planting thousands of trees.

    Fabrikanın karbon emisyonları, binlerce ağaç dikilerek dengelendi.

  • In printing, the offset process allows for high-quality color reproduction.

    Baskıda, ofset işlemi yüksek kaliteli renk üretimine olanak tanır.

  • He took a second job to offset his mounting debts.

    Birikmiş borçlarını dengelemek için ikinci bir işe girdi.

  • The time difference between the two cities is offset by the convenience of direct flights.

    İki şehir arasındaki saat farkı, direkt uçuşların rahatlığıyla telafi ediliyor.

  • The architect designed the building with an offset entrance to create more space.

    Mimar, daha fazla alan yaratmak için binayı kaydırılmış bir girişle tasarladı.

  • Her calm demeanor offset the tension in the room during the meeting.

    Sakin tavrı, toplantı sırasında odadaki gerginliği dengeledi.

  • The software allows you to set an offset for the audio track to sync it with the video.

    Yazılım, ses parçasını video ile senkronize etmek için bir gecikme ayarlamanıza olanak tanır.

Eş anlamlılar

dengelemek
telafi etmek
karşılamak
kaydırmak
mahsup etmek

İlgili kelimeler

expose

ifşa etmek, açığa vurmak

Fiiller

Expose, bir sırrı, gizli bir gerçeği veya utanç verici bir durumu kasıtlı olarak ortaya çıkarmak ve kamuoyuna duyurmak anlamına gelir. Bu fiil genellikle olumsuz veya hassas bilgilerin açığa çıkarılma…

lump

birleştirmek, toplamak

Fiiller

Lump fiili, bu bağlamda birbirine benzeyen veya aynı kategorideki şeyleri tek bir grup, kategori veya bütün halinde birleştirmek anlamına gelir. Genellikle farklılıkları göz ardı ederek veya ayrıntıla…

minister

papaz (Protestan)

İsimler

Minister, özellikle Protestan mezheplerinde kilise hizmeti veren, dini törenleri yöneten ve cemaate rehberlik eden din adamıdır. Katolik ve Ortodoks geleneklerindeki 'rahip' veya 'peder' terimlerinden…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, onaylamamak veya bir durumu kabul etmemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya günlük konuşmalarda, bir kişinin bir fikre, plana veya eyleme karşı olduğunu…

observe

belirtmek, söylemek, ifade etmek

Fiiller

Observe fiili, bir görüş veya yorumu resmi veya düşünceli bir şekilde ifade etmek anlamında kullanılır. Genellikle bir konuşma veya tartışma sırasında, kişinin gözlemlerine dayanarak bir noktayı vurgu…

oppose

karşı koymak, itiraz etmek, engel olmaya çalışmak

Fiiller

Oppose, bir fikre, plana, eyleme veya kişiye karşı çıkmak, direnmek veya onu engellemeye çalışmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle resmi veya güçlü bir itirazı ifade eder. Bu kelime, bir kişinin…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…