trophy
//ˈtroʊfi//
Çeviri
kupa, ödül
Tanım
Trophy, genellikle bir yarışma, müsabaka veya başarı sonucunda kazanılan fiziksel bir ödüldür. Spor turnuvalarında, akademik yarışmalarda veya iş dünyasındaki başarıları onurlandırmak için verilen bu nesne, çoğunlukla metal, cam veya plastikten yapılır ve üzerinde kazananın adı veya etkinlik bilgisi yer alabilir. Kupa, madalya veya plaket şeklinde olabilen trophy, kişinin veya takımın üstün performansını simgeler ve genellikle bir hatıra olarak saklanır. Günlük dilde, bir başarının maddi kanıtı olarak da kullanılır; örneğin, bir çocuğun okulda kazandığı küçük bir ödül de trophy olarak adlandırılabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'ödül' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“He won the trophy in the national chess championship.”
Ulusal satranç şampiyonasında kupayı kazandı.
“The team proudly displayed their trophy in the clubhouse.”
Takım, kupalarını kulüp binasında gururla sergiledi.
“She received a trophy for her outstanding academic performance.”
Üstün akademik performansı için bir ödül aldı.
“The golden trophy glittered under the stadium lights.”
Altın kupa, stadyum ışıkları altında parıldadı.
“After years of training, he finally lifted the championship trophy.”
Yıllar süren antrenmanın ardından nihayet şampiyonluk kupasını kaldırdı.
“The trophy was engraved with the winner's name and the date.”
Kupanın üzerine kazananın adı ve tarih kazınmıştı.
“Every participant received a small trophy as a memento.”
Her katılımcı, hatıra olarak küçük bir ödül aldı.
“The school's trophy cabinet was filled with awards from various sports.”
Okulun kupa dolabı, çeşitli spor dallarından ödüllerle doluydu.
“She polished the trophy until it shone like new.”
Kupayı yeni gibi parlayana kadar parlattı.
“The trophy symbolizes years of hard work and dedication.”
Kupa, yıllar süren sıkı çalışmayı ve adanmışlığı simgeler.
Eş anlamlılar