odour
//ˈoʊdər//
Çeviri
koku
Tanım
Odour, genellikle hoş olmayan veya belirgin bir kokuyu ifade eden bir isimdir. Bu kelime, bir maddenin havaya yaydığı ve burun yoluyla algılanan kimyasal partikülleri tanımlar. Günlük dilde sıkça kullanılan bu terim, özellikle keskin, rahatsız edici veya ayırt edici kokular için tercih edilir. Odour, hem doğal kaynaklardan (örneğin çiçekler, yiyecekler) hem de yapay kaynaklardan (örneğin kimyasallar, atıklar) gelebilir. Bu kelime, İngilizcede 'smell' ile eş anlamlı olsa da, 'odour' daha çok bilimsel veya resmi bağlamlarda kullanılır ve genellikle olumsuz bir çağrışım taşır. Ayrıca, 'odour' kelimesinin 'aroma' veya 'fragrance' gibi olumlu kokular için kullanılan kelimelerden farkı, daha nötr veya negatif bir anlam yükü olmasıdır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'koku' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The odour of rotten eggs filled the kitchen.”
Çürük yumurta kokusu mutfağı doldurdu.
“A strange odour came from the abandoned house.”
Terk edilmiş evden garip bir koku geldi.
“The flowers gave off a sweet odour in the garden.”
Çiçekler bahçede tatlı bir koku yaydı.
“He couldn't stand the odour of the garbage bin.”
Çöp kutusunun kokusuna dayanamadı.
“The odour of fresh bread made everyone hungry.”
Taze ekmek kokusu herkesi acıktırdı.
“A chemical odour warned them of a gas leak.”
Kimyasal bir koku onları gaz kaçağına karşı uyardı.
“The odour of smoke lingered in the room for hours.”
Duman kokusu saatlerce odada kaldı.
“She noticed a faint odour of perfume on his jacket.”
Ceketinde hafif bir parfüm kokusu fark etti.
“The odour from the river was unbearable in summer.”
Nehirden gelen koku yazın dayanılmazdı.
“They used air freshener to mask the unpleasant odour.”
Hoş olmayan kokuyu gizlemek için oda spreyi kullandılar.
Eş anlamlılar