heir
//ɛər//
Çeviri
varis
Tanım
Heir, bir kişinin ölümünden sonra mal varlığını, unvanını veya hukuki haklarını yasal olarak devralan kişidir. Genellikle aile içinde, ölen kişinin çocukları, eşi veya yakın akrabaları bu sıfatı taşır. Hukuki bağlamda, miras bırakanın vasiyetnamesi veya yasal miras kurallarına göre belirlenir. Günlük dilde, bir işletmenin veya sorumluluğun gelecekteki sahibi anlamında da kullanılabilir. Bu kelimenin başka anlamları (örneğin mecazi olarak bir geleneğin devam ettiricisi) da vardır, ancak burada en yaygın hukuki anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The eldest son is often considered the heir to the family estate.”
En büyük oğul genellikle aile malikanesinin varisi olarak kabul edilir.
“She was named the sole heir in her grandfather's will.”
Büyükbabasının vasiyetinde tek varis olarak adı geçiyordu.
“Without a legal heir, the property will go to the state.”
Yasal bir varis olmazsa, mülk devlete kalacak.
“Prens, krallığın tahtının varisidir.”
“He spent years preparing to be a worthy heir to his father's business.”
Babasının işine layık bir varis olmak için yıllarca hazırlandı.
“The court appointed a guardian for the minor heir.”
Mahkeme, reşit olmayan varis için bir vasi atadı.
“As the only heir, she inherited a vast collection of art.”
Tek varis olarak geniş bir sanat koleksiyonunu miras aldı.
“The heir must pay inheritance tax on the assets received.”
Varis, aldığı varlıklar üzerinden veraset vergisi ödemek zorundadır.
“He was disowned and lost his status as heir.”
Mirastan reddedildi ve varis statüsünü kaybetti.
“The family lawyer explained the rights of each heir.”
Aile avukatı, her varisin haklarını açıkladı.
Eş anlamlılar