foster

//ˈfɔːstər//

Sıfatlar
B2

Çeviri

koruyucu aile (sıfat)

Tanım

Foster, bir çocuğun biyolojik ailesi dışında, geçici veya uzun süreli olarak bakımını ve korumasını üstlenen kişi veya aile yapısını tanımlayan bir sıfattır. Bu terim, genellikle devlet denetiminde yürütülen koruyucu aile sisteminde kullanılır ve çocuğun yasal velayetini değiştirmeden ona güvenli bir yuva sağlar. Foster ebeveynler, çocuğun fiziksel, duygusal ve eğitimsel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür; bu süreçte biyolojik aile ile iş birliği yapılabilir. Günlük kullanımda, 'foster child' (koruyucu aile yanında kalan çocuk) veya 'foster home' (koruyucu aile yuvası) gibi ifadelerle sıkça karşılaşılır.

Örnek

  • The foster mother took the child to the park every afternoon.

    Koruyucu anne, çocuğu her öğleden sonra parka götürdü.

  • They decided to become foster parents after attending an orientation session.

    Bir oryantasyon oturumuna katıldıktan sonra koruyucu aile olmaya karar verdiler.

  • The foster home provided a stable environment for the siblings.

    Koruyucu aile yuvası, kardeşler için istikrarlı bir ortam sağladı.

  • She has been living with a foster family since she was five years old.

    Beş yaşından beri bir koruyucu aileyle yaşıyor.

  • The social worker visited the foster home to check on the children's well-being.

    Sosyal hizmet uzmanı, çocukların refahını kontrol etmek için koruyucu aile evini ziyaret etti.

  • Foster care agencies often provide training for new foster parents.

    Koruyucu aile kurumları, yeni koruyucu ebeveynler için genellikle eğitim sağlar.

  • The foster child adjusted quickly to his new school and friends.

    Koruyucu aile yanında kalan çocuk, yeni okuluna ve arkadaşlarına hızla uyum sağladı.

  • Many foster families open their hearts to children from difficult backgrounds.

    Birçok koruyucu aile, zorlu geçmişlere sahip çocuklara kucak açar.

  • The government offers financial support to foster parents to cover basic needs.

    Hükümet, temel ihtiyaçları karşılamak için koruyucu ebeveynlere mali destek sunar.

  • After years of fostering, they adopted their foster daughter legally.

    Yıllarca koruyucu ailelik yaptıktan sonra, koruyucu kızlarını yasal olarak evlat edindiler.

Eş anlamlılar

bakıcı aile
geçici aile
koruyucu ebeveyn

Diğer anlamlar

  • B2
    teşvik etmek / geliştirmekBu anlama git
  • B2
    koruyucu aile (sıfat)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…