delicate
//ˈdelɪkət//
Çeviri
hassas
Tanım
Delicate kelimesi, bir şeyin kolayca zarar görebilecek, kırılgan veya ince yapıda olduğunu ifade eder. Genellikle fiziksel nesneler, sağlık durumları, duygular veya durumlar için kullanılır. Örneğin, ince bir kumaş, hassas bir cilt veya dikkat gerektiren bir konu delicate olarak tanımlanabilir. Bu kelime aynı zamanda bir işin veya durumun özen ve incelikle ele alınması gerektiğini vurgular. Günlük kullanımda, delicate bir şeyin kırılganlığını veya hassasiyetini belirtmek için yaygındır.
Örnek
“Be careful with that delicate glass vase; it might break easily.”
O hassas cam vazoya dikkat et; kolayca kırılabilir.
“She has a delicate skin that reacts to strong soaps.”
Onun güçlü sabunlara tepki veren hassas bir cildi var.
“The delicate balance of the ecosystem is threatened by pollution.”
Ekosistemin hassas dengesi kirlilik tarafından tehdit ediliyor.
“He handled the delicate situation with great diplomacy.”
Hassas durumu büyük bir diplomasiyle ele aldı.
“This delicate fabric requires hand washing and gentle care.”
Bu hassas kumaş elde yıkama ve nazik bakım gerektirir.
“The doctor advised a delicate approach to the patient's emotional state.”
Doktor, hastanın duygusal durumuna hassas bir yaklaşım önerdi.
“A delicate flower like the orchid needs specific conditions to thrive.”
Orkide gibi hassas bir çiçeğin gelişmesi için belirli koşullar gerekir.
“The negotiation was a delicate process that required patience.”
Müzakere, sabır gerektiren hassas bir süreçti.
“She wore a delicate necklace that sparkled in the light.”
Işıkta parıldayan hassas bir kolye taktı.
“The chef added a delicate touch of spice to enhance the flavor.”
Şef, lezzeti artırmak için hassas bir baharat dokunuşu ekledi.
Eş anlamlılar