tender
//ˈtendər//
Çeviri
yumuşak, hassas
Tanım
Tender, bir şeyin fiziksel olarak kolayca ezilebilen veya dokunulduğunda rahatsızlık vermeyen yumuşak bir yapıya sahip olduğunu ifade eder. Ayrıca, bir kişinin duygusal olarak kırılgan, nazik veya incitilmeye açık olduğu durumlar için de kullanılır. Bu kelime, genellikle etin pişirme sonrası kolayca ayrılması, bir yaranın dokunulduğunda acıması veya bir kişinin sevgi dolu ve özenli davranışlarını tanımlamak için tercih edilir. Günlük konuşmalarda hem somut nesneler hem de soyut duygular için yaygın bir kullanıma sahiptir.
Örnek
“The steak was so tender that it melted in my mouth.”
Biftek o kadar yumuşaktı ki ağzımda eridi.
“She gave him a tender kiss on the cheek.”
Ona yanağından hassas bir öpücük verdi.
“His shoulder is still tender after the fall.”
Düşüşten sonra omzu hâlâ hassas.
“The mother's tender care helped the baby sleep peacefully.”
Annenin yumuşak ilgisi bebeğin huzurla uyumasına yardımcı oldu.
“Be careful with that plant; its leaves are very tender.”
O bitkiye dikkat et; yaprakları çok hassas.
“He spoke in a tender voice to calm her down.”
Onu sakinleştirmek için yumuşak bir sesle konuştu.
“The bruise on my arm is tender to the touch.”
Kolumdaki morluk dokunmaya karşı hassas.
“They shared a tender moment under the stars.”
Yıldızların altında hassas bir anı paylaştılar.
“The chicken was cooked until it was tender and juicy.”
Tavuk, yumuşak ve sulu olana kadar pişirildi.
“Her tender heart made her cry at sad movies.”
Hassas kalbi, üzücü filmlerde ağlamasına neden oldu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1yumuşak, hassas(bu sayfa)
- C1teklif vermek, ihaleBu anlama git