soil

//sɔɪl//

Fiiller
B1

Çeviri

kirletmek, lekelemek

Tanım

'Soil' fiili, bir şeyi kirletmek, pisletmek veya lekelemek anlamına gelir. Genellikle temiz bir yüzeyin, giysinin veya itibarın kirlenmesi, lekelenmesi için kullanılır. Bu kullanım, fiziksel kir veya ahlaki/mecazi bir leke olabilir. Günlük dilde ve edebi bağlamlarda yaygındır.

Örnek

  • The child soiled his new white shirt with chocolate.

    Çocuk, yeni beyaz gömleğini çikolatayla kirletti.

  • Be careful not to soil the documents with your dirty hands.

    Kirli ellerinle belgeleri lekelememeye dikkat et.

  • Her reputation was soiled by the false rumors.

    İtibarı, asılsız söylentilerle lekelenmişti.

  • The heavy rain soiled the freshly painted wall.

    Şiddetli yağmur, yeni boyanmış duvarı kirletti.

  • He didn't want to soil his hands with such dishonest work.

    Böyle dürüst olmayan bir işle ellerini kirletmek istemedi.

  • The spilled coffee soiled the important contract.

    Dökülen kahve, önemli sözleşmeyi lekeledi.

  • Pollution continues to soil our rivers and lakes.

    Kirlilik, nehirlerimizi ve göllerimizi kirletmeye devam ediyor.

  • The scandal soiled the company's clean image.

    Skandal, şirketin temiz imajını lekeledi.

  • Mud from the garden soiled the clean kitchen floor.

    Bahçedeki çamur, temiz mutfak zeminini kirletti.

  • She was afraid the ink would soil her new notebook.

    Mürekkebin yeni defterini lekeleyeceğinden korkuyordu.

Eş anlamlılar

kirletmek
lekelemek
pisletmek

Diğer anlamlar

  • A2
    toprak (yeryüzü, bitki yetişen)Bu anlama git
  • B1
    kirletmek, lekelemek(bu sayfa)

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.