slide

//slaɪd//

Fiiller
B1

Çeviri

yavaş yavaş düşmek

Tanım

Slide fiili, bir değerin, durumun veya seviyenin kademeli ve genellikle kontrolsüz bir şekilde azalmasını ifade eder. Bu kullanım, genellikle ekonomik göstergeler, performans, standartlar veya ahlaki değerler gibi soyut kavramların zaman içinde sürekli kötüleşmesini anlatmak için kullanılır. Örneğin, bir şirketin satışlarının veya bir öğrencinin notlarının düşmesi bu fiille ifade edilebilir. Kayma, sürüklenme anlamlarından farklı olarak, burada vurgu yavaş ve istikrarlı bir düşüş üzerinedir.

Örnek

  • After the new competitor entered the market, our sales began to slide.

    Yeni bir rakip pazara girdikten sonra satışlarımız yavaş yavaş düşmeye başladı.

  • If you don't practice regularly, your language skills will slide.

    Düzenli pratik yapmazsan, dil becerilerin yavaş yavaş geriler.

  • The team's performance has been sliding since the coach left.

    Koç gittiğinden beri takımın performansı düşüşte.

  • Morale among the staff started to slide during the long project.

    Uzun süren proje boyunca personel arasındaki moral yavaşça düştü.

  • We cannot allow safety standards to slide in this factory.

    Bu fabrikada güvenlik standartlarının düşmesine izin veremeyiz.

  • His grades began to slide in the second semester.

    Notları ikinci dönemde düşmeye başladı.

  • The company's reputation slid after the scandal was made public.

    Skandal kamuoyuna açıklandıktan sonra şirketin itibarı zedelendi.

  • Interest in the product is sliding as newer models are released.

    Yeni modeller piyasaya sürüldükçe ürüne olan ilgi azalıyor.

  • Without constant maintenance, the quality of the service will slide.

    Sürekli bakım olmadan hizmet kalitesi düşer.

  • Public support for the policy is sliding according to the latest polls.

    Son anketlere göre politikaya verilen halk desteği azalıyor.

Eş anlamlılar

düşmek
gerilemek
azalmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.