seconds
//ˈsɛkəndz//
Çeviri
saniyeler
Tanım
'Seconds', bir dakikanın altmışta biri olan zaman birimini ifade eder. Bu anlamıyla, sürelerin ölçülmesinde ve zamanın kesin olarak belirtilmesinde kullanılan temel bir birimdir. Günlük konuşmada, bir olayın veya eylemin ne kadar kısa sürdüğünü anlatmak için sıkça başvurulur. Örneğin, bir yarışta geçen süre veya bir cihazın açılması için gereken zaman 'saniyeler' cinsinden ifade edilebilir. Bu kullanım, zamanın niceliksel olarak ifade edilmesine odaklanır.
Örnek
“The microwave heats the food in just 90 seconds.”
Mikrodalga fırın yemeği sadece 90 saniyede ısıtır.
“She finished the puzzle ten seconds before the timer went off.”
Zamanlayıcı çalmadan on saniye önce bulmacayı bitirdi.
“Wait a few seconds for the computer to boot up.”
Bilgisayarın açılması için birkaç saniye bekle.
“The world record for the 100-meter dash is under ten seconds.”
100 metre koşusunun dünya rekoru on saniyenin altındadır.
“The traffic light will change in five seconds.”
Trafik ışığı beş saniye içinde değişecek.
“It takes only a couple of seconds to send a text message.”
Bir kısa mesaj göndermek sadece birkaç saniye sürer.
“He managed to solve the math problem in record time—just 45 seconds.”
Matematik problemini rekor bir sürede—sadece 45 saniyede—çözmeyi başardı.
“The reaction time of a professional athlete is measured in milliseconds, not seconds.”
Profesyonel bir sporcunun reaksiyon süresi saniyelerle değil, milisaniyelerle ölçülür.
“Please hold the line for a few seconds while I transfer your call.”
Aramanızı aktarırken lütfen hatta birkaç saniye bekleyin.
“The satellite signal has a delay of a few seconds.”
Uydu sinyalinde birkaç saniyelik bir gecikme var.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1saniyeler (zaman birimi)Bu anlama git
- B1ikinciler (sıra)(bu sayfa)