seal
//siːl//
Çeviri
fok
Tanım
Seal, soğuk denizlerde yaşayan, yüzgeç ayaklı, büyük ve tombul bir deniz memelisidir. Genellikle kayalık kıyılarda veya buzullar üzerinde koloniler halinde dinlenirler. Balık ve diğer deniz canlılarıyla beslenirler. Postları kalın ve kürklü olabilir, bazı türleri ise daha pürüzsüz bir deriye sahiptir. Yavrularına karşı korumacıdırlar ve su altında uzun süre kalabilirler.
Örnek
“We saw a seal basking on the rocks near the shore.”
Kıyı yakınındaki kayalıklarda güneşlenen bir fok gördük.
“The seal dove into the icy water to catch a fish.”
Fok, bir balık yakalamak için buz gibi suya daldı.
“A group of seals is called a colony or a pod.”
Bir grup foka koloni veya sürü denir.
“The baby seal stayed close to its mother for protection.”
Yavru fok, korunmak için annesine yakın durdu.
“Seals use their whiskers to detect movements in the water.”
Foklar, sudaki hareketleri algılamak için bıyıklarını kullanır.
“The natural habitat of the seal is often threatened by pollution.”
Fokların doğal yaşam alanı genellikle kirlilik tarafından tehdit edilir.
“During our boat trip, we were lucky to spot a seal popping its head out of the water.”
Tekne gezimiz sırasında, suyun dışına kafasını çıkaran bir fok görmek şanslıydık.
“The seal's thick blubber helps it stay warm in freezing temperatures.”
Fokun kalın yağ tabakası, dondurucu sıcaklıklarda sıcak kalmasına yardımcı olur.
“Children at the aquarium were delighted by the playful seals.”
Akvaryumdaki çocuklar, oyunbaz foklardan çok keyif aldı.
“Some seal species are endangered due to hunting and climate change.”
Bazı fok türleri, avlanma ve iklim değişikliği nedeniyle tehlikededir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1hayvan (fok)(bu sayfa)
- B1mühür, damgaBu anlama git
- B2kapatmak, mühürlemekBu anlama git