sale

//seɪl//

İsimler
B1

Çeviri

indirimli satış

Tanım

Sale, özellikle belirli bir süre için fiyatların düşürüldüğü ve ürünlerin daha ucuza satıldığı bir perakende etkinliğini ifade eder. Genellikle mağazaların stoklarını azaltmak, yeni ürünlere yer açmak veya sezon sonu gibi dönemlerde düzenlediği kampanyalardır. Bu terim, alışveriş yapanlar için fırsat anlamına gelir ve reklamlar, afişler veya e-posta duyurularıyla müşterilere duyurulur. Günlük dilde 'indirim' veya 'kampanya' ile eş anlamlı olarak kullanılabilir, ancak 'sale' genellikle daha resmi ve organize bir indirim dönemini belirtir.

Örnek

  • The winter sale starts next Monday with up to 70% off.

    Kış indirimli satışı gelecek Pazartesi %70'e varan indirimlerle başlıyor.

  • I bought this jacket during the end-of-season sale.

    Bu ceketi sezon sonu indirimli satışında aldım.

  • The store is having a big sale on electronics this weekend.

    Mağaza bu hafta sonu elektronik ürünlerde büyük bir indirimli satış düzenliyor.

  • She always waits for the Black Friday sale to buy expensive items.

    Pahalı ürünleri almak için her zaman Kara Cuma indirimli satışını bekler.

  • The summer sale advertisement was in all the newspapers.

    Yaz indirimli satışı reklamı tüm gazetelerdeydi.

  • Many people queue early in the morning for the annual clearance sale.

    Birçok insan yıllık tasfiye indirimli satışı için sabah erken saatlerde sıraya girer.

  • During the sale, all shoes are half price.

    İndirimli satış sırasında tüm ayakkabılar yarı fiyatında.

  • The online store's flash sale only lasted for two hours.

    Çevrimiçi mağazanın ani indirimli satışı sadece iki saat sürdü.

  • They announced a special sale for loyal customers.

    Sadık müşteriler için özel bir indirimli satış duyurdular.

  • I saved a lot of money by shopping in the January sales.

    Ocak ayı indirimli satışlarında alışveriş yaparak çok para biriktirdim.

Eş anlamlılar

indirim
kampanya
tenzilat

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…