rocket
//ˈrɒkɪt//
Çeviri
roket
Tanım
Roket, genellikle uzaya veya yüksek irtifalara çıkmak için kullanılan, kendi yakıtını taşıyan ve egzoz gazlarını geriye püskürterek itiş gücü sağlayan bir araçtır. Bu kelime en yaygın olarak uzay araştırmalarında, askeri füzelerde veya havai fişeklerde karşımıza çıkar. Roketler, Newton'un üçüncü hareket yasasına (etki-tepki) dayanarak çalışır; yani yakıtın yanmasıyla oluşan gazlar yüksek hızla dışarı atılır ve roketi ters yönde iter. Günlük dilde 'roket' ayrıca çok hızlı giden bir şeyi (örneğin bir araba veya sporcu) mecazen tanımlamak için de kullanılabilir.
Örnek
“The rocket launched successfully from the space center.”
Roket, uzay merkezinden başarıyla fırlatıldı.
“NASA is developing a new rocket for missions to Mars.”
NASA, Mars görevleri için yeni bir roket geliştiriyor.
“Children watched the fireworks rocket soar into the night sky.”
Çocuklar, havai fişek roketinin gece gökyüzüne yükselmesini izledi.
“The rocket engine produces enormous thrust to overcome gravity.”
Roket motoru, yerçekimini yenmek için muazzam bir itiş gücü üretir.
“They designed a small rocket for atmospheric research.”
Atmosfer araştırmaları için küçük bir roket tasarladılar.
“The rocket's payload included a new communication satellite.”
Roketin yükü, yeni bir iletişim uydusunu içeriyordu.
“After the rocket lifted off, it quickly disappeared into the clouds.”
Roket havalandıktan sonra hızla bulutların arasında kayboldu.
“The military tested a long-range rocket this morning.”
Ordu bu sabah uzun menzilli bir roketi test etti.
“She built a model rocket for her science project.”
Bilim projesi için bir model roket yaptı.
“The rocket accelerated rapidly as it burned through its fuel.”
Roket, yakıtını tüketirken hızla ivmelendi.
Eş anlamlılar