represent

//ˌrɛprɪˈzɛnt//

Fiiller
B1

Çeviri

temsil etmek

Tanım

Represent fiili, bir kişinin, kuruluşun veya grubun adına konuşmak, onların çıkarlarını savunmak veya onları resmi olarak bir toplantı, kurul veya yarışmada bulundurmak anlamına gelir. Bu kullanımda, bir yetki veya vekâlet ilişkisi söz konusudur. Örneğin, bir avukat müvekkilini, bir milletvekili seçmenlerini veya bir sporcu ülkesini temsil eder. Bu bağlamda, bir grubun veya fikrin sembolü olmaktan ziyade, aktif olarak onun adına hareket etmeyi ifade eder.

Örnek

  • She will represent our company at the international conference.

    O, şirketimizi uluslararası konferansta temsil edecek.

  • Each country can send one athlete to represent them in the final.

    Her ülke finalde kendilerini temsil etmek için bir sporcu gönderebilir.

  • The lawyer is here to represent her client in court.

    Avukat, müvekkilini mahkemede temsil etmek için burada.

  • Our local member of parliament represents the interests of our town.

    Yerel milletvekilimiz, kasabamızın çıkarlarını temsil ediyor.

  • He was chosen to represent his class in the student council.

    Öğrenci konseyinde sınıfını temsil etmek için seçildi.

  • This union represents over ten thousand workers.

    Bu sendika on binden fazla işçiyi temsil ediyor.

  • Who will represent the team to receive the award?

    Ödülü almak için takımı kim temsil edecek?

  • The ambassador represents her government in foreign countries.

    Büyükelçi, hükümetini yabancı ülkelerde temsil eder.

  • We need someone to represent our views at the meeting.

    Toplantıda görüşlerimizi temsil edecek birine ihtiyacımız var.

  • The selected players will represent their school in the tournament.

    Seçilen oyuncular, turnuvada okullarını temsil edecek.

Eş anlamlılar

vekâlet etmek

Diğer anlamlar

  • B1
    temsil etmek (bir grubu)(bu sayfa)
  • B2
    göstermek, ifade etmek (fikir, durum)Bu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.