ray

//reɪ//

İsimler
B1

Çeviri

ışın

Tanım

Ray, genellikle bir kaynaktan çıkan ve düz bir çizgi halinde yayılan ince bir ışık demetini veya enerji hattını ifade eder. Bu terim, güneş ışınları gibi doğal ışık kaynaklarından gelen huzmeler için kullanılabileceği gibi, lazer ışını gibi yapay ve odaklanmış ışık demetleri için de geçerlidir. Fiziksel bir olgu olarak, ışının yayılma yolu genellikle düz ve dar bir hat şeklindedir. Günlük dilde, özellikle güneşin bulutların arasından sızan ışığı veya bir pencereden içeri giren güneş huzmesi tanımlanırken sıkça kullanılır.

Örnek

  • A single ray of sunlight broke through the thick clouds.

    Kalın bulutların arasından tek bir güneş ışını sızdı.

  • The laser emits a highly concentrated ray of light.

    Lazer, son derece yoğunlaştırılmış bir ışık ışını yayar.

  • We saw rays of light filtering through the forest canopy.

    Orman gölgeliğinden süzülen ışık ışınlarını gördük.

  • The diver was illuminated by a ray from the submarine's searchlight.

    Dalgaç, denizaltının arama fenerinden gelen bir ışınla aydınlatıldı.

  • Morning rays painted the walls of the room with a golden hue.

    Sabah ışınları odanın duvarlarını altın bir renge boyadı.

  • The scientist studied how the ray bends when it passes through water.

    Bilim insanı, ışının suyun içinden geçerken nasıl büküldüğünü inceledi.

  • A faint ray from the distant lighthouse guided the ships to safety.

    Uzaktaki deniz fenerinden gelen soluk bir ışın, gemileri güvenliğe yönlendirdi.

  • The prism split the white light into rays of different colors.

    Prizma, beyaz ışığı farklı renklerde ışınlara ayırdı.

  • He used a mirror to reflect a ray of light onto the dark corner.

    Karanlık köşeye bir ışık ışını yansıtmak için bir ayna kullandı.

  • The first ray of dawn announced the beginning of a new day.

    Şafağın ilk ışını yeni bir günün başlangıcını müjdeledi.

Eş anlamlılar

ışık huzmesi
huzme
demet

Diğer anlamlar

  • B1
    ışın, ışık huzmesi(bu sayfa)
  • B2
    vatoz balığıBu anlama git

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…