present

//ˈprez.ənt//

Fiiller
B1

Çeviri

sunmak, takdim etmek

Tanım

Present fiili, bir şeyi birine göstermek, vermek veya tanıtmak amacıyla ortaya koymak anlamına gelir. Genellikle resmi veya yarı resmi durumlarda, bir ödül, rapor, fikir veya kişiyi bir topluluğa tanıtırken kullanılır. Bu kullanımda, sunulan nesne veya kişi dikkatle hazırlanır ve belirli bir amaçla izleyiciye aktarılır.

Örnek

  • She will present her research findings at the conference tomorrow.

    Yarın konferansta araştırma bulgularını sunacak.

  • The CEO presented the new product to the board of directors.

    CEO, yeni ürünü yönetim kuruluna takdim etti.

  • He presented the award to the winner with a warm smile.

    Ödülü kazanana sıcak bir gülümsemeyle takdim etti.

  • The teacher presented the lesson using interactive slides.

    Öğretmen dersi etkileşimli slaytlar kullanarak sundu.

  • They presented their proposal to the committee last week.

    Geçen hafta tekliflerini komiteye sundular.

  • The ambassador presented his credentials to the president.

    Büyükelçi, güven mektubunu cumhurbaşkanına takdim etti.

  • We need to present the budget report clearly to avoid confusion.

    Karışıklığı önlemek için bütçe raporunu net bir şekilde sunmalıyız.

  • The artist will present her new collection at the gallery opening.

    Sanatçı, yeni koleksiyonunu galeri açılışında sunacak.

  • He presented the evidence to the court in a convincing manner.

    Kanıtları mahkemeye ikna edici bir şekilde sundu.

  • The host presented the guest speaker with a bouquet of flowers.

    Sunucu, konuk konuşmacıya bir buket çiçek takdim etti.

Eş anlamlılar

takdim etmek
göstermek
tanıtmak
arz etmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…