pray

//preɪ//

Fiiller
B1

Çeviri

dua etmek

Tanım

Pray, bir tanrıya veya kutsal bir varlığa yönelik saygı, şükran, dilek veya yardım istemek amacıyla sözlü veya zihinsel olarak iletişim kurma eylemidir. Bu fiil, genellikle dini veya manevi bir bağlamda, sessizce veya yüksek sesle, bireysel veya toplu halde gerçekleştirilir. Kullanımı hem resmi ibadet ortamlarını (kilise, cami) hem de kişisel, özel anları kapsar. Dua etmek, inananlar için bir teselli, rehberlik arayışı veya minnettarlık ifadesi olabilir.

Örnek

  • She prays every night before going to sleep.

    O, her gece uyumadan önce dua eder.

  • We gathered to pray for peace in the world.

    Dünyada barış için dua etmek üzere toplandık.

  • He prays that his family stays healthy.

    Ailesinin sağlıklı kalması için dua ediyor.

  • In difficult times, many people pray for strength.

    Zor zamanlarda birçok insan güç için dua eder.

  • The congregation will pray together during the service.

    Cemaat, ayin sırasında birlikte dua edecek.

  • I pray for your success in the new job.

    Yeni işinde başarın için dua ediyorum.

  • They knelt down to pray at the temple.

    Tapınakta dua etmek için diz çöktüler.

  • She closes her eyes to pray silently.

    Sessizce dua etmek için gözlerini kapatır.

  • Let us pray for those who are suffering.

    Acı çekenler için dua edelim.

  • He taught his children to pray before meals.

    Çocuklarına yemeklerden önce dua etmeyi öğretti.

Eş anlamlılar

yakarmak
niyaz etmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.