owe

//oʊ//

Fiiller
B1

Çeviri

borçlu olmak

Tanım

Owe fiili, birine para veya başka bir şey borçlu olma durumunu ifade eder. Genellikle finansal bağlamlarda kullanılır ve bir kişinin veya kurumun, başka bir tarafa belirli bir miktar parayı geri ödeme yükümlülüğü altında olduğunu belirtir. Bu kullanım, bir borcun varlığını ve henüz ödenmediğini gösterir. Günlük konuşmada ve resmi yazışmalarda yaygındır.

Örnek

  • I owe my friend twenty dollars for the concert ticket.

    Konser bileti için arkadaşıma yirmi dolar borçluyum.

  • How much do you owe the bank for your car loan?

    Araba kredin için bankaya ne kadar borçlusun?

  • She owes three months' rent to her landlord.

    Ev sahibine üç aylık kira borcu var.

  • The company owes a large sum of money to its suppliers.

    Şirket, tedarikçilerine büyük bir miktar para borçlu.

  • Don't forget you still owe me for last week's lunch.

    Geçen haftaki öğle yemeği için bana hâlâ borçlu olduğunu unutma.

  • After the vacation, I realized I owed more on my credit card than I thought.

    Tatilden sonra, kredi kartıma düşündüğümden daha fazla borçlu olduğumu fark ettim.

  • He owes the tax office a significant amount this year.

    Bu yıl vergi dairesine önemli bir miktar borcu var.

  • We need to calculate exactly how much we owe for the utilities.

    Faturalar için tam olarak ne kadar borçlu olduğumuzu hesaplamamız gerekiyor.

  • If you borrow money, you owe it with interest.

    Para ödünç alırsan, onu faiziyle birlikte borçlu olursun.

  • They finally paid back all the money they owed.

    Sonunda borçlu oldukları tüm parayı geri ödediler.

Eş anlamlılar

borçlanmak
borcu olmak

Diğer anlamlar

  • B1
    borçlu olmak (para)(bu sayfa)
  • B2
    minnettar olmak (birine)Bu anlama git

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…