clutch
//klʌtʃ//
Çeviri
sıkıca tutmak, kavramak
Tanım
Clutch, bir şeyi sıkıca ve hızlıca, genellikle heyecan, korku veya kararlılıkla kavramak anlamında kullanılan bir fiildir. Bu eylem, nesneyi bırakmamak için el veya parmaklarla güçlü bir şekilde kavramayı ifade eder. Günlük hayatta, bir şeyi düşürmemek veya sıkıca tutmak için yapılan ani bir harekettir. Örneğin, bir uçurumun kenarında tutunmak veya değerli bir eşyayı sıkıca kavramak gibi durumlarda kullanılır.
Örnek
“She clutched her purse tightly as she walked through the crowded market.”
Kalabalık pazarda yürürken çantasını sıkıca kavradı.
“The child clutched his mother's hand in fear during the thunderstorm.”
Çocuk, fırtına sırasında korkuyla annesinin elini sıkıca tuttu.
“He clutched the rope with all his strength to avoid falling.”
Düşmemek için ipi tüm gücüyle kavradı.
“The climber clutched the rock face desperately as the wind howled.”
Tırmanıcı, rüzgar uğuldarken çaresizce kaya yüzeyini kavradı.
“She clutched the letter to her chest, unwilling to let it go.”
Mektubu göğsüne bastırdı, bırakmak istemiyordu.
“The baby clutched the toy tightly in her tiny fingers.”
Bebek, oyuncağı minik parmaklarıyla sıkıca kavradı.
“He clutched the steering wheel as the car skidded on the icy road.”
Araba buzlu yolda kayarken direksiyonu sıkıca kavradı.
“The soldier clutched his rifle, ready for any danger.”
Asker, tüfeğini sıkıca kavradı, her tehlikeye hazırdı.
“She clutched the edge of the table to steady herself after the shock.”
Şoktan sonra kendini toparlamak için masanın kenarını kavradı.
“The old man clutched his walking stick firmly as he crossed the street.”
Yaşlı adam, caddeyi geçerken bastonunu sıkıca kavradı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1kavramak / sıkı tutmak(bu sayfa)
- B2debriyaj (araç)Bu anlama git