advance

//ədˈvæns//

Fiiller
B1

Çeviri

ilerlemek, ilerleme

Tanım

Advance, bir hedefe doğru ilerlemek veya bir durumda gelişme kaydetmek anlamına gelir. Bu kelime, genellikle fiziksel hareket, kariyer basamakları, teknolojik gelişmeler veya projelerdeki ilerlemeyi ifade etmek için kullanılır. Örneğin, bir ordunun düşman topraklarına doğru ilerlemesi veya bir öğrencinin eğitiminde kaydettiği gelişmeler bu bağlama girer. Günlük dilde sıkça kullanılan bu terim, resmi ve gayriresmi ortamlarda geçerlidir.

Örnek

  • The army advanced steadily toward the enemy lines.

    Ordu, düşman hatlarına doğru istikrarlı bir şekilde ilerledi.

  • She advanced quickly in her career due to her hard work.

    Sıkı çalışması sayesinde kariyerinde hızla ilerledi.

  • Technology has advanced significantly in the last decade.

    Teknoloji son on yılda önemli ölçüde ilerledi.

  • The project advanced to the next phase after the review.

    Proje, incelemeden sonra bir sonraki aşamaya ilerledi.

  • He advanced his argument with strong evidence.

    Güçlü kanıtlarla argümanını ilerletti.

  • The students advanced to a higher level in their language course.

    Öğrenciler dil kursunda daha yüksek bir seviyeye ilerledi.

  • The glacier advanced slowly down the valley.

    Buzul, vadi boyunca yavaşça ilerledi.

  • We need to advance our understanding of climate change.

    İklim değişikliği konusundaki anlayışımızı ilerletmeliyiz.

  • The chess player advanced his pawn to control the center.

    Satranç oyuncusu, merkezi kontrol etmek için piyonunu ilerletti.

  • Medical research has advanced the treatment of many diseases.

    Tıbbi araştırmalar birçok hastalığın tedavisini ilerletti.

Eş anlamlılar

ileri gitmek
gelişmek
yükselmek

Diğer anlamlar

  • B1
    ilerlemek, ilerleme(bu sayfa)
  • B2
    önceden yapılan, avansBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.