access

//ˈækses//

İsimler
B1

Çeviri

erişim

Tanım

Access, bir kaynağa, yere, bilgiye veya hizmete ulaşma ve onu kullanma hakkı veya imkanıdır. Bu terim genellikle fiziksel mekanlara giriş, dijital platformlara bağlanma veya belirli bir ayrıcalığa sahip olma durumlarında kullanılır. Örneğin, bir binaya erişim, bir internet sitesine erişim veya özel bir dosyaya erişim gibi. B1 seviyesinde, günlük hayatta sıkça karşılaşılan bu kavram, hem somut hem soyut bağlamlarda yer alır.

Örnek

  • Students need a library card to gain access to the university library.

    Öğrencilerin üniversite kütüphanesine erişim sağlamak için bir kütüphane kartına ihtiyacı vardır.

  • The new ramp provides wheelchair access to the main entrance.

    Yeni rampa, tekerlekli sandalye ile ana girişe erişim sağlar.

  • You must enter your password to get access to your email account.

    E-posta hesabınıza erişim sağlamak için şifrenizi girmelisiniz.

  • The park is open to the public, and access is free of charge.

    Park halka açıktır ve erişim ücretsizdir.

  • Only employees have access to the secure storage room.

    Sadece çalışanların güvenli depo odasına erişimi vardır.

  • The internet connection was down, so we had no access to online resources.

    İnternet bağlantısı kesildi, bu yüzden çevrimiçi kaynaklara erişimimiz yoktu.

  • The hotel offers easy access to the beach from the back gate.

    Otel, arka kapıdan plaja kolay erişim sağlar.

  • Children under 12 have free access to the museum on weekends.

    12 yaş altı çocuklar hafta sonları müzeye ücretsiz erişime sahiptir.

  • The software requires a license key for full access to all features.

    Yazılım, tüm özelliklere tam erişim için bir lisans anahtarı gerektirir.

  • The new law aims to improve access to healthcare for rural communities.

    Yeni yasa, kırsal toplulukların sağlık hizmetlerine erişimini iyileştirmeyi amaçlamaktadır.

Eş anlamlılar

giriş
ulaşım
bağlantı
kullanım hakkı

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…