Çeviri
geçmek
Tanım
Cross, bir yerden bir yere gitmek, bir engeli aşmak veya bir şeyin diğer tarafına ulaşmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cadde, nehir, köprü veya sınır gibi fiziksel bir alanı kat etmek için kullanılır. Örneğin, 'karşıdan karşıya geçmek' veya 'nehri geçmek' ifadelerinde olduğu gibi. Bu kelime aynı zamanda bir şeyin üzerinden geçme eylemini veya bir noktadan diğerine hareketi ifade eder. Günlük konuşmada sıkça kullanılır ve temel bir eylem fiilidir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin 'kızgın olmak' veya 'bir haç şekli' gibi, ancak burada en yaygın kullanım olan 'geçmek' anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“We need to cross the street at the traffic lights.”
Trafik ışıklarında caddeyi geçmemiz gerekiyor.
“She crossed the river using a small boat.”
Küçük bir tekne kullanarak nehri geçti.
“The soldiers crossed the border at dawn.”
Askerler şafakta sınırı geçti.
“He crossed the finish line first in the race.”
Yarışta bitiş çizgisini ilk o geçti.
“Be careful when you cross the railway tracks.”
Demiryolu raylarını geçerken dikkatli ol.
“They crossed the desert on camels.”
Develerle çölü geçtiler.
“I crossed the bridge to get to the other side of the city.”
Şehrin diğer tarafına gitmek için köprüyü geçtim.
“The cat crossed the road quickly when it saw a car.”
Kedi bir araba görünce yolu hızla geçti.
“We crossed the mountain pass after a long hike.”
Uzun bir yürüyüşten sonra dağ geçidini geçtik.
“She crossed the room to greet her friend.”
Arkadaşını selamlamak için odayı geçti.
Eş anlamlılar