Çeviri
sınıf
Tanım
Classroom, öğrencilerin bir öğretmen eşliğinde ders işlediği, genellikle sıra, masa, tahta ve eğitim materyalleri bulunan oda veya alandır. Okullar, üniversiteler ve dil kursları gibi eğitim kurumlarında yaygın olarak kullanılır. Bu kelime, fiziksel bir mekânı ifade ederken, aynı zamanda bir grup öğrencinin bir araya geldiği öğrenme ortamını da çağrıştırır. Günlük konuşmalarda "derslik" veya "okul odası" olarak da anlaşılabilir.
Örnek
“The teacher entered the classroom and greeted the students.”
Öğretmen sınıfa girdi ve öğrencileri selamladı.
“Our classroom has a large whiteboard and colorful posters on the walls.”
Sınıfımızda büyük bir beyaz tahta ve duvarlarda renkli posterler var.
“Please keep your voice down in the classroom during the exam.”
Sınav sırasında sınıfta sesinizi kısın.
“The students decorated the classroom for the holiday party.”
Öğrenciler tatil partisi için sınıfı süslediler.
“She left her backpack in the classroom after school.”
Okuldan sonra sırt çantasını sınıfta unuttu.
“The classroom was silent as the principal made an announcement.”
Müdür bir duyuru yaparken sınıf sessizdi.
“We need to rearrange the desks in the classroom for group work.”
Grup çalışması için sınıftaki sıraları yeniden düzenlememiz gerekiyor.
“The new classroom has air conditioning and modern projectors.”
Yeni sınıfta klima ve modern projektörler var.
“He felt nervous standing in front of the classroom to give a speech.”
Bir konuşma yapmak için sınıfın önünde dururken gergin hissetti.
“The classroom rules are posted on the door for everyone to see.”
Sınıf kuralları herkesin görmesi için kapıya asılmıştır.
Eş anlamlılar