spare
//speər//
Translation
yedek, yedek parça
Definition
Spare, bir şeyin yedeği olan, gerektiğinde kullanılmak üzere saklanan ek parça veya eşya anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir isim olarak kullanılır. Örneğin, bir arabanın yedek lastiği veya bir makinenin yedek parçası için kullanılır. Yedek olarak bulundurulan bu nesneler, ana parça arızalandığında, kaybolduğunda veya değiştirilmesi gerektiğinde kullanılmak üzere hazırda tutulur. Günlük dilde ve teknik bağlamlarda yaygın olarak görülür.
Example
“Always carry a spare tire in your car for emergencies.”
Acil durumlar için arabanızda her zaman bir yedek lastik taşıyın.
“I keep a spare key hidden outside the house.”
Evin dışında saklı bir yedek anahtarım var.
“The printer stopped working, so we need to order a spare part.”
Yazıcı çalışmayı durdurdu, bu yüzden bir yedek parça sipariş etmemiz gerekiyor.
“Do you have a spare battery for this camera?”
Bu kamera için yedek bir piliniz var mı?
“It's wise to pack a spare pair of socks when you go hiking.”
Yürüyüşe gittiğinizde yedek bir çift çorap paketlemek akıllıcadır.
“The mechanic replaced the broken component with a spare from his toolbox.”
Tamirci, bozuk bileşeni alet kutusundaki bir yedekle değiştirdi.
“We used the spare room to store all the old furniture.”
Tüm eski mobilyaları saklamak için yedek odayı kullandık.
“The airline lost my luggage, but thankfully I had a spare shirt in my carry-on.”
Havayolu şirketi bagajımı kaybetti, ama neyse ki el bagajımda yedek bir gömleğim vardı.
“He always carries a spare pen in his jacket pocket.”
Ceket cebinde her zaman yedek bir kalem taşır.
“The factory keeps a large inventory of spares for its machinery.”
Fabrika, makineleri için büyük bir yedek parça envanteri tutar.
Synonyms
Other meanings
- B1yedek, yedek parça(this page)
- B1fazladan, ekstraView this sense
- B2bağışlamak, öldürmekten vazgeçmekView this sense
- B2ayırmak, vakit ayırmakView this sense